Forum Sonuç Deklarasyonu

HES'ler ve STK'lar Paneli Kapanış Konuşması

Tabiatı Koruma Kanun Tasarısı Bilgi Notu


Broşür


HES Bilgilendirme Toplantısı Notları

GERZE HALKI YALNIZ DEĞİLDİR PDF Yazdır e-Posta
CMO tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 14 Eylül 2011 12:53

Hopa’dan Tortum’a, Gerze’den Bartın’a, silahlı özel güvenlik güçleri ve halkı temsil ettiğini iddia eden devletin polisi, toprağı ve suyu için direnen insanlara saldırıyor, yaralıyor ve gözaltına alınıyor. 8 Ağustos’tan beri, Gerze’de 30 kişi yaralandı, yüzlerce insan biber gazı, tazyikli su ve plastik mermilere karşı durarak, topraklarına siper oldu. Havayı, toprağı ve tüm canlı yaşamını zehirleyecek, kömür yakarak, isini köyün üzerine kusacak termik santral, Anadolu Grubunun köylü yaşamına ve doğaya kastettiği tek yatırımı değil. Coca Cola’sıyla yeraltı sularını emen, Damla suyuyla suları şişeleyip satan, Efes Pilsen birası için köylüye yüksek verimlilik adı altında laboratuarlarda oynanmış arpa tohumlarını ektiren Grup, Mc Donalds zincirleriyle de, çocuklarımızın sağlığını tehdit ediyor.

Anadolu Grubu’nuın ülkemizdeki en büyük yatırımlarından Coca-Cola İçecek A.Ş. –ki bu şirketin büyük ortağı Anadolu Grubu’dur-  2011 yılının ilk 6 aylık döneminde 75.7 milyon lira net kar açıklarken , Anadolu Efes Biracılık ve Malt Sanayii A.Ş. (Anadolu Efes) 2011 yılının ilk çeyreğinde 53.7 milyon TL net kar açıklamıştı. Bu dudak uçuklatan karların arkasında, artık köylülerin tarlasını sulayamayacak olması, o topraklardaki hayvan ve bitki yaşamını besleyemeyecek olması sonucunu doğuran, şirketlerin kuruldukları bölgelerin yeraltı ve yerüstü kaynaklarından emdikleri suların talanı vardı.

Ancak, Anadolu Grubu’na bu karlar yetmemektedir. Grup içinde içecekten sonra en büyük ikinci faaliyet alanının enerji olması konusunda aldıkları kararı dile getiren Özilhan, enerji sektörünü şu şekilde dile getirmiştir: “ Türkiye’de bu enerji meselesi, iş adamlarının kara sevdası haline geldi. Bir çok sanayici aynı kadına aşık. Ama bu zengin ve alımlı kadının kimlere şans tanıyacağı henüz belirsiz[1]”. Bu cümle sanayicilerin enerji sektörünü  nasıl değerlendirdiğini son derece net bir şekilde ortaya koymaktadır. Aslında şirketlerin gerçek yüzlerini ortaya koyması açısından da önemli bir cümledir, zira bir patron tarafından söylenmiştir. Enerji sektörü iştah kabartan, sahip olunmak istenen ve bu noktada çevre gibi, etik değerler gibi, insan hayatı gibi birçok değeri yok saydıran bir sömürü mekanizmasıdır. Bu sömürü mekanizmasını hayata geçirebilmek için üretilen bahaneler – enerji ihtiyacı, dışa bağımlılık v.s.- sadece kamuoyunda kabul görmek için üretilmiştir.

Anadolu Grubu’nun dahil olduğu HES projelerinden Gürcistan'ın Türkiye sınırına 25 kilometre uzaklıkta Paravani nehri üzerinde Paravani Hidroelektrik Santrali’nin  2014 yılında, Doğan ve Doğuş Grupları ile birlikte Giresun’da inşa ettikleri Aslancık Hidroelektrik Santrali’nin 2013 yılında bitirilmesi planlanmıştır. Aslancık Barajı ve HES Projesi, Harşit Nehri üzerinde yapımı planlanan 6 adet nehir üstü santral ve depolama tesisinden birisidir. Bu projelerden dördü önceki yıllarda gerçekleşmiş olup halen işletme halindedir. Aslancık HES’de Anadolu Grubu’nun ortakları özellikle dikkat çekicidir. Bu ortaklar Doğan Grubu ve Doğuş Grubu’dur.

Doğan Grubu medya organları arasında Hürriyet, Radikal, Posta gazeteleri yer almaktadır.  Çevreci programlar yapan ve hatta bu programlarda HES’leri işleyen “Yeşil Ekran” programını yapan NTV ve Hasankeyf’de Ilısu Barajı’nı finanse ettiği için çok eleştirilen Garanti Bankası ise Doğuş Grubu’na aittir.

Enerji sektörüne geç ancak hızlı şekilde girmiş olan Anadolu Grubu’nun bir diğer projesi Sinop'un Gerze ilçesindeki termik santral projesidir. Proje için  “Bölgede tek bir kişi bile itiraz ederse  vazgeçerim” diyen Özilhan’ın bu sözleri basında yer almış olmakla beraber elbette bütün itirazlara kulaklarını tıkamış şekilde projenin hayata geçirilmesi için uğraşılmaktadır.  ÇED raporunun hızlı bir şekilde alınması ve Özilhan’ın ÇED’i halkın onayı gibi değerlendiriyor olması konusu da basın organlarında tartışmalara neden olmuştur.

HES, nükleer enerji ve termik santral konularında olumlu görüş bildiren ve çeşitli girişimlerde yer alan Anadolu Grubu aynı zamanda çevre ve insan merkezli, “yeşil” (!) bir şirket gibi görünmeye de çalışmakta ve bu noktada bir takım projeler yürütmektedir. Coca Cola Hayata Artı Vakfı kamu, STK ve üniversitelerle birlikte çevresel ve toplumsal sorunlara  topluma duyarlı, sonuç odaklı, ölçülebilir ve sürdürülebilir çözümler üretmek amacıyla çalıştıklarını söylemektedir. Ancak şirket profili bu durumla tamamen ters bir görüntü çizmektedir. Burada bahsi geçen sürdürülebilirlik,  maksimum kar hedefi için kaynakların bir anda değil, idareli ve örgütlü bir şekilde sömürülmesi anlamına gelmektedir.

Efes Pilsen’in proje ortağı olduğu bir başka yeşil aklama çalışması,  Doğu Anadolu Turizm Geliştirme Projesi (DATUR) dir. Bu projenin bir diğer ortağı ise  Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) dır. Coca Cola Hayata Artı Vakfı’nın strateji ortakları arasında ise  sadece UNDP değil, bankaları, devasa şirketleri aklama çalışmaları yapan, uluslar arası sermaye STK’sı WWF de vardır. Coca Cola ve Efes Pilsen’in sahibi Anadolu Grubu, bir yandan suları kuruturken, HES’lerle beton yataklara hapsederken ve termik santralleriyle gökyüzüne kömür isi saçarken, bir yandan çevre dostu görünmeyi de ihmal etmemektedir.

Şirketlerin hayırseverliğini, sadakasını, korumasını istemiyoruz! Şirketlerin yatırımlarını koruyan devlet istemiyoruz! Doğa katili Anadolu Grubunu, kanlı ellerini Gerze’den çek!

SUYUN TİCARİLEŞTİRİLMESİNE HAYIR PLATFORMU



[1] www.hisse.com.tr/rt/imkb-haberi/anadolu-grubu-2010-da-enerjide-1-milyar-euroluk-devasa-bir-yatirim-icin-kollari-sivadi/73124.asp+nükleer+enerji+UDDA&cd=24&hl=tr&ct=clnk&gl=tr

Son Güncelleme: Salı, 13 Aralık 2011 17:22